Ege Bölgesi’nin tarım ve tarımsal sanayi kaynaklı en zengin ilçelerinden olan Akhisar’ın 14 km kuzeybatısında bulunan Zeytinliova’nın tarihçesi Helenistik döneme kadar dayanmaktadır. Antik dönem kaynaklarında Hermokapeleia ismiyle anılan yerleşim Roma yönetimine İmparator Caracalla döneminde geçerek Thyatira’ya, bugünkü ismiyle Akhisar’a bağlanmıştır. Zeytinliova’nın tarih sahnesinde varoluşu Ege Bölgesi ve bağlı olduğu Akhisar’la birlikte olmuştur. Kuzeyden güneye doğudan batıya ticaret yollarının üzerinde bulunan Akhisar ve çevre yerleşimleri hem ticaret hem de verimli toprakları sayesinde tarihin tüm dönemlerinde zengin bir bölge olmuştur. Anadolu’nun birçok yerinde olduğu gibi Akhisar ve çevresinde de gayrimüslim nüfus gerek Selçuklu gerekse Osmanlı dönemlerinde varlığını sürdürmüş bölge ekonomisi ve kültürüne önemli katkılarda bulunmuştur.

Akhisar ve çevresinde geçmişleri Lydia Krallığına kadar uzanan Musevi nüfus sayesinde Hristiyanlık inancı da çok erken yayılmış ve bugün İncil’in Yeni Ahit Bölümündeki, Revelations, Yedi Kilise Mektuplarının gönderildiği erken cemaatlerden biri olmuştur. Antik Roma Dönemi’nde tüm dünyaya salyangozdan üretilen bir boya ile ismini duyuran Akhisar için tarım, özellikle tütüncülük ve zeytincilik, için her daim önem içermiştir. Günümüzde tütün ve tütün ürünlerinin sağlığa verdiği zararlarının anlaşılması Akhisar Bölgesi’nde bulunan tütün tarlalarının hemen hemen tamamının zeytinliklere dönüştürülmesiyle sonuçlanmıştır.

Tarım ve çiftçiliği geliştirmek, topraktan geçimini sağlayan nüfusu ziraat alanında bilinçlendirmek amacıyla Osmanlı İmparatorluğu’nun son dönemlerinde bölge kasabalarından Kayalıoğlu’nda çevre Musevi nüfusu tarafından, bugün bile ayakta duran, bir tarım okulu kurulmuştur. Birinci Dünya Savaşı ve Kurtuluş Savaşı döneminde, Ege Bölgesi’nin işgale uğramasıyla, Akhisar üzüntülü günler yaşamış hem zenginliği hem de farklı etnisitelerden oluşan nüfusu kayba uğramıştır.

Zeytinliova gibi diğer köy ve bucaklarda yaşayan Rum halkın 1924’de Türkiye ve Yunanistan arasında yapılan “Mübadele” sonucunda Anadolu’dan ayrılmasıyla onların ev-barklarına Rumeli’nden Anadolu’ya getirilen Türkler yerleştirilerek tütün ve zeytin çiftçiliği devam ettirilmiştir.

Akhisar’a ulaşım yayan ve at arabası ile sağlanabildiğinden Zeytinliova’nın ismi yakın döneme kadar Yayaköy olarak anılmıştır. Bucak merkezinde bulunan bölgenin en büyük tarihi taş sıkma yağhanesi uzun yıllar boyunca yalnız Zeytinliova’lıların değil çevre köylerin de mahsülünden yağ üretmiştir. Bu sebepten dolayı Yayaköy ismi kimileri tarafından Yağköy olarak da bilinmiştir. Tütün üreticiliği tüketimin dünya çapında düşmesiyle tüm Ege Bölgesi’nde gerileyerek yerini pamuk, Zeytinliova’daysa Rumların mirası zeytin üreticiliğine bırakmıştır. Son yarım yüzyılda çevredeki tarlaların hemen hepsinin zeytinliğe dönüşmesiyle Yayaköy ismi de unutulmuş kasabanın ismi Zeytinliova’ya dönüşmüştür.

Bugün itibarıyla Zeytinliova ve Akhisar Bölgesi ülkemizin zeytin ve zeytinyağı rekoltesinde çok önemli rol oynamakta olup özellikle sofralık zeytin üretiminde zirveyi sahiplenmiştir.